2013 yılında, Cihangir - Akaretler - Kadıköy - Ataşehir hattında sayısız toplantının ardından, büyük bir heyecan ve hızla İstanbul Coffee Festival’i gerçekleştirmeye karar verdik.
2014 yılına geldiğimizde ilk tasarımlar, marka çalışmaları ve mekan arayışları derken, Karaköy’ün en ikonik binalarından biri olan Galata Rum İlkokulu’nda, “İstanbul Buram Buram Kahve Kokacak” mottosuyla ilk festivalimizi düzenledik.
Bina, hem konumu hem de tarihi yapısı gereği bize zorluklar da getirdi, teras katına vinçlerle çıkarılan kavurma makineleri, tarihin izlerini taşıyan sınıflarda demlenen kahveler, bina içinden yapılan TV ve radyo canlı yayınları, sanat ve kültür etkinliklerine eş zamanlı ev sahipliği yapmak. Tüm bunlar, Türkiye’de gerçekleştirilen ilk kahve festivali olması nedeniyle, hepimiz için unutulmaz bir deneyim haline geldi.
5.000 kişi hedefledik, 14.000 kahvesever bizlerle oldu ve İstanbul Coffee Festival ülkemizin ilk kahve festivali olarak tarihe geçti.
Yarattığımız yoğun ve dolu dolu içerik, “festival” kelimesinin hakkını tam anlamıyla verirken, aynı zamanda dünyada da kendi tarzında ilk ve tek kahve festivali olarak ayrı bir kulvar açtı. Bugün hâlâ bu özel formatı sayesinde dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler festivalimizi deneyimlemeye geliyor.
2015 yılında festivalimizi İstanbul’un en özel mekanlarından biri olan Haydarpaşa Garına taşıdık. O görkemli binada gerçekleştirilen etkinlik, muhtemelen restorasyona girmeden önce yapılan son büyük organizasyonlardan biri oldu.
Etkinliğe katılan kahveseverler, eski tren bilet gişelerinden biletlerini alırken nostaljiyi yaşadılar; ana kulede özel eğitimlere katıldılar; pulman tren kompartmanlarında ilham dolu sohbetler ve atölyeler gerçekleşti. Yük vagonlarında video enstalasyonları, resim ve fotoğraf sergileri, konserler; ana bina girişinde ise kahve çekirdekleriyle yapılan canlı sanat performansları ve kahve fincanları sergisi yer aldı.
Festivalimiz, “Kahveye Yolculuk” mottosuyla, İstanbul’un önemli yolculuk öykülerinin baş karakteri olan Haydarpaşa’ya çok yakışmıştı.

2016 yılında, İstanbul Avrupa Yakası’nın kalbi niteliğindeki en önemli etkinlik alanı olan Küçük Çiftlik Park’a, “Şehrin Kalbinde” mottosuyla taşındık.
Ayrıca, Türkiye’nin kalbi olan başkentimizde 2015 yılında Ankara Coffee Festival’ini Bilkent Center’da gerçekleştirdik.
2022 yılında ise muhteşem Ege noktalarına açıldık: sırasıyla Bodrum Coffee Festival’ini ve ardından İzmir’in ilk kahve festivali olan Alsancak Havagazı Fabrikası Kahve Festivali’ni hayata geçirdik.
Şüphesiz, bu yolculukta sürekli festival üretmenin yanı sıra ekosistem yaratma çabamız sayesinde birçok ilke de imza attık. İşte aklımıza gelen başlıca örnekler:
2015-2017: Ülkemizin en iddialı festival gazetesi olan #istcoffeefest’i çıkardık ve ücretsiz olarak dağıttık (A2 format, 48-52 sayfa, her biri 25.000 adet).
2016 sonrası: Festival olarak sosyal sorumluluk alanında, Afrika’daki içme suyu erişimi olmayan köylere su kuyuları açılmasından, eğitime ve engelli iş gücü desteğine kadar birçok projeye sponsor olduk. Özel bilet indirimleri ve kamu çalışanlarına destek konularında her zaman yanlarında olduk.
2018, Ülkemizde bir ilk olan ve büyük ilgi gören “İstanbul Kahve Rehberi / Istanbul Coffee Guide”’ı ve devamen 2019’da 300 sayfalık, yaklaşık 400 kahve noktası bilgisini içeren ve Türkiye’nin ilk kahve rehberi olan “Türkiye Kahve Rehberi”’ni yayımladık.
Dünyanın dört bir yanındaki en önemli kahve kanaat önderlerini, baristaları, kahve dükkanı sahiplerini, kavurmacıları ve üreticileri İstanbul’da bir araya getirdik. 2018’de SCA Başkan Yardımcısı’nın Seattle’dan gelerek festivalimizin açılış konuşmasını yapması bizim için büyük bir onurdu.
2014-2019, SCA Türkiye Şampiyonalarına ev sahipliği yaptık ve sponsorluk desteği sağladık.
Türkiye’nin ilk özel tasarlanmış kahve dükkanı deneyimini yaşatan “Barista Clash” yarışmasını yarattık.
2017, Türkiye yollarında, özel tasarım ve üretim karavanımız “Bean on Wheel” ile nitelikli kahveyi Akdeniz, Ege ve İç Anadolu’da dağıttık. Projeye destek veren markalar arasında Hyundai, Pınar, La Marzocco, Hario, Probador Collectiva ve Paşabahçe yer aldı.
Çeşme’de, kahve ve kokteyl buluşmalarını kapsayan özel etkinlikler gerçekleştirdik.
Sadece hafta sonu etkinlikleri için “Coffee Weekend” markasını yarattık ve birçok noktada hayata geçirdik.
2021: Küresel pandemi etkileri devam ederken, ülkemizin ilk kahve endüstrisine özel dijital zirvesi olan İstanbul Kahve Zirvesi / Istanbul Coffee Summit’i, proje partnerimiz VERUS ile gerçekleştirdik. B2B platformunda 62 yerli ve yabancı konuşmacı ile 72 etkinlik düzenledik, ayrıca bir ürün lansmanı ve HEROES filmi kapalı gösterimi yaptık. Tüm oturumları YouTube üzerinden erişime açtık.
2024’te kahve yolculuğumuza yeni bir şehir eklendi; Antalya. Kısa sürede, kahve kokusunun, müziğin ve enerjisi yüksek kahveseverlerin buluştuğu yer oldu.
Güçlü medya ve PR iletişimimiz sayesinde, kahve sektörü görünür oldu. Binlerce sayfa basılı ve dijital içerik, yüzlerce röportaj, canlı TV ve radyo yayını, podcast ve haberlerle sektöre geri dönüş sağladık. Bağımsız kahve dükkanları ve markalarının iletişimini kitleselleştirdik ve kahve odaklı tasarımlara, tasarımcılara yer verdik.


Sonuç olarak, kahve, sanat ve müzik alanında inanılmaz etkinlikler yarattık ve bugüne kadar yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladık. Yaratmış olduğumuz bu ekosistem, kahve markaları, makine üreticileri, kahve dükkanları, kavurmahaneler, kahve profesyonelleri, ithalatçılar ve ürün/hizmet ihracatçıları dahil olmak üzere kahveseverlerle yaşayan, nefes alan dev bir etkinliğe dönüştü.
Her festivali, dünyadaki kahve emekçilerinden baristalarına, komilerine ve yatırımcılarına kadar teşekkürlerle kapattık. Buna inandık ve desteğe devam ettik. Bu yaklaşımımız sayesinde çok sayıda etkinliğe ilham verdik; ancak trendi belirleyen ve yöneten lider marka olmayı başardık. Baş aktörümüz her zaman kahve çekirdeği oldu ve bunu asla değiştirmedik. Sektör devlerinin gücünü yanımıza alırken, girişimci ve bağımsız dükkanlar ile kavurmahanelere her zaman büyük pay verdik.
İlk günlerde destekleri olmasa eksik kalacağımız kişiler ve dostlarımıza sonsuz teşekkürler; Ayşin Aydoğdu, Çetin Gürer, Mert Soley, Aslı Yaman, Çağatay Gülabioğlu, Kaan Bergsen, Fatih Topuz, Güvenç Usta, İbrahim Şimşek ve her aradığımızda hiç hayır demeyen Özkan Yetik, Koray Erdoğdu, Nisan Ağca. İlk günden beri yanımızda olanlar; Murat Kolbaşı, Hakan Göney, Sonat Sonuk, Mehmet Gürs, Gökmen Sozen, Tuğba Munzur, Kağan İzmirlioğlu, Mehmet Akdağ, SCA Türkiye yönetimi ve ekibi. Büyük finansal destekleri ve gönülden kahve sevgileri için; Türk Telekom Prime, Hyundai, Bilkent Center, Media Markt, Pınar Süt, Uludağ Su, AO Smith, Kurukahveci Mehmet Efendi, Kütahya Porselen, Nestlé Türkiye, La Marzocco, Mocca Master, Mahlkönig, La Cimbali, Aeropress, HARIO, Chemex, Nilky, Kroom Mutfak, Promo Cup, Arçelik ve Arzum.
Geçmiş yıllardaki uzun soluklu destekleriyle Bitexen, Axess ve Paşabahçe’ye, bu sayfalarda göreceğiniz tüm markalara ve gülen yüzleri ve kahveleriyle bizlerle güzel zamanlarını paylaşan kahveseverlere en içten saygı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Sektörün büyümesi için elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz. Kahvenin birleştirici gücü, bize ilham vermeye devam edecek.
Kahveyle kalın, sevgiyle ve sağlıkla kalın.
Hayal Makinası / Dream Sales Machine Ekibi